r4bi4 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
r4bi4 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2016 Pazartesi

İletişelim, iletişilelim / tw


patırtı başladığında söylediğim: zulme uğramanız davanızın batıl olmadığını göstermez, davalarının batıl olması zulmü savunmayı gerektirmez. elimden geldiği kadar hangi tarafta olursa olsun hakkı teslim etmeye çalıştım, bu yüzden iki tarafla da tartışmam gerekti zaman zaman. hatta bir taraf kendi içinde bölündüğü zaman da iki kısmın da hakkını vermeye çalıştım aklım erdiği kadar. kendine bir taraf seçip avukatlık yapanlar beni insanları kategorize etmekle suçladığında bunu dinlemek zorunda değilim zannederim. davudi ses tonum için özür dilerim, aslında öyle değil, twitter öyle gösteriyor demek ki. kimsenin alaycı ses tonuna sabretmek zorunda olduğumu da zannetmiyorum, buradan bir fikir alışverişi çıkmıyor
*
cinayeti savunan da kullanan da aynı kafada. kavganız bitince haber verin... bir tarafta hepsi de islam'dan, hak'tan ve halktan yana olduğu halde içtihat farklarından birbirini doğramaya hazır bir zümre. diğer tarafta doğruları yanlışları birbirine katıp inatlaşan dediğim dedik bir zümre... görünüşe göre bizim en büyük davamız birbirimizle didişmek... yahudiler varken de birbirimizden nefret ediyoruz... evs ve hazreç gibiyiz, ensar olamadık...
*
her şey çok kolay, bir taraf seç ve bağırmaya başla.
*
durum muhasebesi: muhakeme zayıf. duygusallık tavan yapmış. samimiyet derecesini bilmek mümkün değil. nalıncı keserleri var. suç isnadı karar yerine geçiyor. kabilecilik var. nezaket yok. iletişim parazitli veya kesik.
*
bir tarafa gözümüzü kapatınca öbür taraf hakkında söylediklerimiz muhataba ulaşmıyor, iyi bir iletişim stratejisi değil bence. dengeyi tutturmak lazım, olumlu olanı hiç anmayınca da karşındaki kasdın var sanıyor, dinleyeceği varsa da dinlemiyor. en azından yiğidin hakkı veriliyor mesajını ulaştımalı ki, yine de dinlemezlerse günah söyleyenden gitmiş olsun
*
"eskiden yaşamış birini takip etmek yanlıştır" aromalı laflar sadece saçma, sataşma, aşağılama, hakaret değil; boşuna heyecanlanıyorsunuz
üstüne bir de şahsı küfür yağmuruna tutuyorsunuz, kendini bir şey sanıyor. ciddiye alarak mevzuu mesele haline getirmenin lüzumu yok
kimse üzerinde gitmese sönüp gidecek bir şeyin her tarafta duyulmasına vesile oluyorsunuz, havagazından bir laf yahu
oturup aksini ispat etmeye değmez bir laf, tepki çekince birileri için bir analiz halini alıyor, küfür de yağınca cevab veremedi oluyor
adamın ekmeğine yağ sürüyorsunuz, attı lafı ortaya gündem oldu... ah bi çene tutmayı öğrenebilsek...
bir de arkadaş izmirliymiş yani, normal olanı bile ayrı bir algı evreninde yaşıyor, çapulcusunda kafa kaç bin beş yüz kim bilir :)
*
senin gezin hangisi?
*
çekiçseniz her şeyi çivi gibi görüyorsunuz ya, kanalsanız reyting gibi; parti, cemaat, geziyseniz felan felan, şey bir şey gibi görüyorsunuz
*
içindeki kelimelerin ne yana gittiğini düşünmeden cümle kuruyorsun ya, kurma.
*
ortalık karışık, kafalar daha da karışık; ya hayır söylemeli veya susmalı...
*
muhalif veya muvafık bir yazarın iyi niyetinden şüphe edebiliriz, ama en azından kendi niyetimizi yoklama imkanımız var;
bazen algılananlar yazılardaki somut ifadelerin çok ötesinde oluyor. maksadını aşan beyan gibi maksadını aşan anlamadan da sakınmak lazım...
hocam şimdi cengiz çandar'ı savundurma bana :)) dün gece baktım, iyi bir yazı değildi, ama tepkiler yazıyı aşıyordu
temizlik hareketi talihsiz bir ibare, ama katliam tabiri de kullanıldığı için bunu maksadını aşan beyan saymak gerekir
katliamı bu çaptaki bir operasyonun doğal sonucu gibi göstermek vahim bir şey, ama zorlanarak da olsa katliam olduğunu itiraf ediyor
ana saldırı araçları ifadesi sorunlu, çok sayıda kullanılan araç mı ana araçtır, daha etkili olan mı?
burada ateşli silah kullanılmasını küçük görme tavrı var ki, nereye koymak gerek bilemedim şimdi
temel fark göstericilerden değil, müdahalenin boyutundan kaynaklanıyor, üstelik burada vandallar da vardı
"karşı koymanın" ve müdahalenin şiddet oranları karşılaştırılırsa fark daha da açılıyor
türkiye-demokrasi / mısır-darbe denklemi en azından itiraf olarak değerlendirilebilir, olumlu not alır
"ana" saldırı aracı diyor, görmezden geliyor denemez, telaffuz etmek istemiyor denebilir
karşı koyma da darbeye karşı koyma olarak anlaşılabilir; öyle ya da böyle, mantık kurgusu tuhaf da olsa "katliam" diyor
iyimserlik değil, ama somut noktaları tespit edip notunu vermek gerekiyor, yoksa niyet okuma ithamı gelir karşılığında
hoşuma gitmese de 0 veremem, ama sınıfta bırakamaz mıyım? takdir kullanır yine bırakırım ;)
görmezden gelmiş denemez, söylememiş denebilir. ana saldırı araçlarından bahsettiğine göre, ana olmayanların da olduğu anlaşılır
yani silah kullanıldığını zımnen söylüyor şeklinde yorumlamak da mümkün. lehte yorum varsa, aksini gösteren daha güçlü karine yoksa>
lehteki yorum tercih edilir. ayrıca zorlanarak da olsa katliam kelimesini telaffuz etmesi, silah konusunu tali mevkie düşürüyor
o noktadan eleştirilebilir, ana araçların daha etkili olanlar olması gerekir, araçların sıralaması hatalı :)
hukuk, mantık; bunlar güzel şeyler... :)
islam, cengiz çandar'ın bile hakkını yememek değil mi? bir adamı asacaksanız doğru suçtan asın...
*
polemik "edebi" bir tür, peyami safa yazmış mesela, hep beraber okuyup istifade ediyoruz;
bir de karşılıklı laf çakma seansları var, üstünüze afiyet abdiaciz yapmıştık ondan biraz, bir faydası görülmedi
nüzumsuz polemiklere girmeyelim nütven, insanların %86,97sinin laf anlama potansiyeli düşük, ortalığı daha da kızıştırdığınızla kalıyorsunuz
*
gürültü yapmanın sessiz kalmaktan çok farkı yok. çözüm? heyecan-galeyan sarmalları bir şey üretmiyor, bir şeyi değiştirmiyor...
*
kusur oranlarını içeren bir hesap bağzı arkadaşları kesmiyor, bir tarafı tamamen haklı görelim istiyorlar galiba
ya herru ya merru kafasında olaydık, kazlıçeşme'ye giderdik; "7.4 yetmedi mi?"
sadece sizler ve akp yöneticileri değil, memlekette herkes kendi algı evreninde yaşıyor...
*
hadi itiraf edelim, kriz seviyoruz biz, çekişmeye meftunuz. merdiven boyası bahane...
daha soyut şeyler üzerinden kamplaşsak da konunun tabiatı ortaya çıksa, mesela yoğurdu sarımsaklamak? yok, o da somut...
*
yağmur yağar yer yaş olur, okulun bahçesinde sıra olamazsın, sporsalonukantintiyatro olan mekana sıkışırsın bin beş yüz kişi,
yağmurlu günlerde spor salonunda bir uğultu olur, karmakarışık, basık, boğucu... ahan da sana gündem, fikir, haber; hepsi ve daha fazlası...
şimdi arkadaş, güneş doğar, batar; çiçekler açar, kuşlar öter, kuzular meler, arılar vızıldar, atlar kişner, inekler böğürür,
af buyurun, eşekler anırır, tezek kokar, pınar akar, yağmur yağar, yer yaş olur, neydi adı, ... midir nedir, neyse işte...
bir cinsten hadiselerin her tekrarında yeni baştan hayret edebilmek de güzel bir şey tabii, orası ayrı da, yaktığınız atp'ye yazık...
(atp = adenozin trifosfat, insan hücrelerinin enerji şeysi)
*
[annem başörtülüydü, dedem hocaydı söylemi hakkında]
"bakın ben insaflıyım -bu da haklılık ve meşruiyet payımı arttırıyor, böylece size daha usturuplu çakabilirim- >
bir kültürel motif olarak din olgusuna karşı değilim, yeter ki ayağımıza dolaşmasın, özellikle siyaset alanında ve de >
kendimize ayırdığımız başka alanlarda karşımıza çıkmasın" demek istiyorlar
ayrıca "böyle şeyler eskidendi, şimdi olamaz" demek istiyorlar
"bükemediğimiz eli ısırırız" diyorlar, "din ancak vesayetgiller için hoş görülebilir" diyorlar...
*
tamam, bir ömer b. abdülaziz değil de, diktatör deyince de komik oluyor be; bir ortanız yok mu kardeşim sizin?
*
esas itibariyle yine babam haklı çıkmış oluyor, fikrime itibar etmeyene laf söylesem ne?
bilmek isteyen sorar, sorana söylersin. sormayana söyleme, kendi işine bak, laf çakmakla, çene yarıştırmakla netice hasıl olmuyor
*
"Biz #PembeMetrobüsİstiyoruz ! Ya sen?" -> ben mavi istiyorum ;)
bindiğim metrobüse rahatsız edici bağzı bağyanlar binemeyeydi ey'olurdu emme...
#PembeMetrobüsİstiyoruz diyorsunuz, güzel söylüyorsunuz da, yetmez ama evet... :)
1. pembe 2. mavi 3. aile 4. garuşuh. en güzeli :)
#PembeMetrobüsİstiyoruz düzeltiyorum, garuşuh olunca en güzeli değil, ama demokratikli.
#PembeMetrobüsİstiyoruz bu arada şu bayan lafını bir unutun bizahmet #DüzgünTürkçeİstiyoruz nevceride.blogspot.com/2013/01/bayan.… - nevceride.blogspot.com/2012/12/bayan-…
bilvesile, hanım ve bey: nevceride.blogspot.com/2013/01/hanm.h… - nevceride.blogspot.com/2013/01/bey.ht…
*
teşhir (hedef gösterme demek istiyor herhalde), tecrit, imha; not al sebastiyan...
#FaşistODTÜlü arkadaşlar bizim anlatmaya çalıştığımız şeyleri uygulamalı olarak göstermişler, kafaları ne şekil çalışıyor, taktikler neler..
bence bu yaşam formlarına odtülü denmesin, odtü çamaşır suyuyla temizlensin...
hükumet adım at ve böğcekleri ez.
*
berikinin varlığı zaten ötekine göre kabahat, dolayısıyla uysa da mücrim, uymasa da mücrim; kafalar böyle bir kafalar...
takkeyi az kaydıralım, kel görünsün biraz kenarından: katil devlet, katil polis diyenler ne diyorlar...
bunlara göre bir devlet görevlisinin, kurumunun, polisin eliyle bir suç işlenmiş olması arızî bir durum değil; tam tersi
devlet de, emniyet kuvvetleri de bunlara göre kategorik olarak kötü. dolayısıyla suç işleyen görevli, işlemeyen görevli araştırılsın >
suç işleyene cezası verilsin demeniz, bunları tatmin etmez. onlara göre devlet de polis de zaten baştan suçlu, ne yaparsa yapsın
devlete ve polise yönelik asli bir düşmanlık var, dolayısıyla katil polis diye bağırdıklarında gerçekten katil, polis mi umurlarında değil
diğer taraftan zamanında savundukları bir kısım "masum eylemciler" polis öldürdüğünde gıkları çıkmamıştı
çünki bunlara göre "emekçilerin şiddeti" meşru bir şiddet ve polis öldürmek de suç değil
dolayısıyla polis öldürdü öldürmedi diye bunlarla tartışmaya girmenin bir manası yok.
adaleti tesis için tahkikatınızı yaparsınız, neticeye göre gereğini icra edersiniz. polemikler tamamen manasız...
*
marksizmin eylemini, söylemini bu ülkeye getirenlerin yatacak yeri yok...
taraflardan biri devletse, mutlaka devlet suçlu ve karşısındaki masum... kurdun "suyumu bulandırıyorsun" hikayesi gibi
"kimseyle geçinesimiz yok, bizi memnun etmek için kendinizi imha edin" deseniz daha dürüst olacak...
*


20 Aralık 2014 Cumartesi

Ulusal çıkar veya çıkmaz / tw


şu ulusal çıkar kavramının türk devlet felsefesiyle n'alakası var, onu da bir ara incelemek lazım... hakim olmak mı, hâdim olmak mı?
ben kârıma bakarım kafası batılı ve seküler bir kafadır. bununla ülke belki "başarılı" olur, ama "türkiye" olmaktan çıkar, gavurumsu bş olur
öyle bir şey demedim :) ama fırsattan faydalanmakla fırsatçılık arasında fark var, o kelime olmamış :)
türkiye'nin dış politikası doğru mu yanlış mı onu bilecek kadar konuya hakim değilim, ama mantığı doğruydu
ayrıca her zaman hesap tutmayabilir, yola çıkarsınız yenmek kadar yenilmek de vardır; risk almadan anadolu'yu da alamazdık
doğru olanı yapmak gerektiğinde, hesap yapabilirsiniz, ama basit hesaplar yapamazsınız,
mesela hacizi göze almazsınız, ama yüklü bir fatura ödemeyi göze alabilirsiniz
ulusal çıkar bizim işimiz değil derken kastım şu: "bizim insanımız" 76 milyondan ibaret değil,
bizim hedefimiz para vb.den ibaret değil. devletin hedefi adaleti tesis etmek. bu adaletin ilgi alanı bütün dünya...
bu uğurda sonunda devleti de yıktıracak badirelere gözü kapalı dalmak doğru değil elbet, ama mesela bir anlaşma kaçacak,
bilmem kaç dolarlık ihale gidecek, çok masraf olacak vb sebeplerle duruştan taviz verilirse, devletin varlık sebebiyle çelişir
rasyonel bir politika yürütmek ayrı, bu politikanın temel hedefleri, ekseni belirlenirken ortaya konan vizyon ayrı
elbette :) taş atarsan kolun yorulur, icraat yapan herkesin hatası olur, oturduğu yerden eleştirmek çok kolay
taktik basit, her şeye itiraz et, hükumet haklı çıkarsa ıslık çal, haksız çıkarsa tepesine bin, yaygarayı bas :)
türkiye'nin eli zayıf, ittifaksız iş yapmak mümkün değil, ittifakla da nereye kadar... hesaplar değişiyor, manzara ters dönüyor
konjonktürden faydalanıp açılıma giriştiler, denizin ortasında yelken ters döndü. ya hiç yola çıkmayacaksın ya katlanacaksın
rüzgara güvenemezsin, ama garantici olmak için yerinden kımıldamaman lazım. hesap tutmadı, özeleştiri şart elbette;
ama bütün bütün zararda olmadığımızı düşünüyorum, en azından hadiseleri başka gözle de görebilmeye başladık...
sorunun liyakatsizlik olduğunu düşünmüyorum, daha büyük ölçekli bir şey, orada kim olsa netice değişmeyecketi tahminim
evet, bizde eleştiri genelde kasıtlı yapıldığından olumlusunu ayıramıyor kimse
açılım derken kürt açılımdan bahsetmiyordum, dış politikada hamle vaziyeti almaktan bahsediyorum
açılım hükumetin en net yanlışı, savunacak bir şey yok, reformların hepsini eleştirenleri haklı bulmuyorum, lakin
lakin terör örgütünün muhatap alınması ve sözkonusu olmayacak meselelerin gündeme getirilmesi ciddi hata
kırmızı çizgileri değiştirmeyecek olsan bile değişebileceği beklentisini yükseltiyorsun iş ilerledikçe, vahim
ne verilecekse örgütü muhatap almadan verilmeli elbette. bunun dışında verilmesi gereken var, verilmemesi gereken var...
anayasal statünün özerklikten çok farkı yok, mantık aynı...
bin yıldır bu ülkede bütün müslümanlar tek bir çeşit vatandaştır. bunu değiştireceksen her etnisiteye ayrı ayrı haklar vermelisn
türklerin bir statüsü yok, ama varmış gibi davranıp başkalarına statü icat edilmeye çalışılıyor, üstelik herkese bile değil
"balkanlardan boşnaklardan gelenler" gelmesin diye bas bas bağırıyor adamlar
farklı vatandaşlık tipleri tanımlarsan husumeti körüklersin, işleri karmakarışık edersin. anayasada "türk" yok, niye kürt olsun?
kürt olacaksa türk de olsun, zaza da olsun, boşnak arnavut çerkez vs vs vs hepsi olsun, niye sadece kürt? silaha ödül?
kafa karışıklığının sebebi türk kelimesinin iki ayrı anlamda kullanılması, ama anayasanın mantığındaki türk, türk değil,
anayasanın mantığındaki türk kelimesi osmanlı kelimesi ile eşanlamlı. osmanlı dememek için türk diyor adamlar
anayasadaki tek çeşit vatandaşlık oğuz aslından gelenleri esas alıp ötekileri yok saymıyor, herkes için, bütün müslümanlar için
türklerin hakim unsur olması diye bir şey yok, türkler kurucu unsur, ama bunun türklere bir getirisi yok, sadece hasbelkader,
ülkenin adı türkiye ve resmi dil türkçe. bu kadar. çerçeve bu. istiklal harbindeki beyanatlar vb de hep bu yönde mesela
misal mübadelede ortodoks türkler gönderildi, müslüman rumlar bırakıldı. lozandaki vatandaşlık tanımı da müslümanlık üzerinden
mış gibi yapmak falan yok, sadece kafa karıştıran bir terim sorunu var. türk geçen her yere osmanlı yazsak herkes rahatlayacak
hukuki-siyasi sistemde türklerin ayrı bir yeri yok, bir statüsü yok, hiçbir şeyi yok ki, başkasına ne vereceksin?
eğer bir etnik kökene sahip olmak siyasi hukuki alanda ifadesi gereken haklar getiriyorsa, elvan abeylegese için bile bir tanım.
birine ver diğerine verme, var mı öyle bir şey. o zaman çıkacak nizayı husumeti hesap edebiliyor musun?
kürt mahkum kürtçe savunma hakkı isteyecek mesela, avukat zazaca savunma yapmak isteyecek, hakim arnavutça...
tek tek 72,5 vatandaş türünün haklarını birbirine denk olmasını gözeterek belirlemeye çalışacaksın yine de memnun olmayacakkimse
kültürel haklarını verirsin herkesin, ama kültürel konuları siyasi-hukuki sistem için temel haline getirmezsin
mahkum türkçe bilmiyorsa tercüman temin eder savunma vermesini sağlarsın, kürtçeyi ikinci bir resmi dil haline getirmen gerekmez
niye o adam kamu alanında kendi dilini kullanamasın ki? :) hadi onu vermedik diyelim, en azından arnavutça, adigece vb savunma
her mahkemede her dilden tercüman mı bulunduracaksın? adam türkçe bildiği halde inadından arnavutça savunmak isterse?
adamların herhangi bir dilde savunma yapabilmesi başka bir şey, bu dilin resmi dil sayılması başka bir şey
kürtçeyi ikinci resmi dil haline getirirsen mahkemeyi kürtçe yürütmeyi de istememeleri için bir sebep kalıyor mu?
kimsenin kürtçe savunma vermesine karşı değilim, ama bunu bir resmi dil statüsü üstünden yapılması yanlış
türkçe bu ülkede ortak dil, defacto durum bu, türklerin ekstra bir hakka sahip olması manasına gelmiyor
tamam işte kültürel haklarını ver, anayasal statüyü karıştırma. anayasal statünün boyutları senin dediğinden fazla
yahu dil bilmeyene başka dilde hizmet sağlamakla, ikinci resmi dilin ne alakası var?
iki ayrı vatandaşlık türü tanımladığın anda yapısal olarak özerkliği vermiş oluyorsun zaten,

dilin kullanılmasını kısıtlamak başka bir şey, kullanımını resmi dil şeklinde kurgulamak başka bir şey.

R4bi4 / tw


have u ever heard about somewhere called #egypt? @washingtonpost @guardian @Reuters @BBCWorld
u think 'some dogs bite some men, so that's no news'? @washingtonpost @guardian @Reuters @BBCWorld
if u don't have reporters except 3 monkeys, ask help from @anadoluajansi... @washingtonpost @guardian @Reuters @BBCWorld
anyway u don't need reporters, just read d tags... #StopMassacreInEgypt #MısırdaKatliamDursun @washingtonpost @guardian @Reuters @BBCWorld
people r being killed by army just now! #StopMassacreInEgypt @AJWasahi @The_Japan_News @japantimes @AP
people r being killed by army just now! #StopMassacreInEgypt @NewYorker @JapanNewsDaily @Newsweek @HuffingtonPost @CNN
people r being killed by army just now! #StopMassacreInEgypt @ABC @NBCNews @CBSNews @BreakingNews @FoxNews
people r being killed by army just now! #StopMassacreInEgypt @YahooNews @abcnews @gmanews @TelegraphNews
people r being killed by army just now! #StopMassacreInEgypt @BILD_News @thetimes @WashTimes @nhk_news @bna_en @WSJworld
let the people know #StopMassacreInEgypt @washingtonpost @nytimesworld @guardian @thetimes @Reuters @AP #StopMassacreInEgypt
let the people know #StopMassacreInEgypt @BBCWorld @CNN @ABC @NBCNews @CBSNews @AJWasahi #StopMassacreInEgypt
let the people know #StopMassacreInEgypt @The_Japan_News @japantimes @JapanNewsDaily @Newsweek @TIME #StopMassacreInEgypt
müslümanlar zulme karşı tek yumruk! muslims unite against the 'zulm' #SaveEgypt
kanımız aksa da zafer islam'ın! even if our blood gets spilled, islam will be victorious! inşaallah... #SaveEgypt
وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ #SaveEgypt
وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتاًۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَۙ #SaveEgypt
ppl r dying, not new thng in history, so no news? #WhereAreYouCNN #SaveEgypt @washingtonpost @nytimesworld @guardian @thetimes @Reuters @AP
ppl r dying, not new thng in history, so no news? #WhereAreYouCNN #SaveEgypt @BBCWorld @CNN @ABC @NBCNews @CBSNews @AJWasahi
ppl r dying, not new thng in history, so no news? #WhereAreYouCNN #SaveEgypt @The_Japan_News @japantimes @JapanNewsDaily @Newsweek @TIME
ooops, i suppose i found some cnn reporters... #WhereAreYouCNN #SaveEgypt @CNN pic.twitter.com/girTGPbuvS

zulm is everywhere... http://www.sozluk.net/index.php?word=zul%C3%BCm #WhereAreYouCNN #SaveEgypt - #syria #arakan #patani #palestine #easternturkistan
allah kerim allah kadir allah aziz allah celil allah kahhar #MısırdaKatliamDursun #WhereAreYouCNN #SaveEgypt #StopMassacreinEgypt
allah rahman allah rahim, allah bizimle...(allah with us-allahu meana) #MısırdaKatliamDursun #WhereAreYouCNN #SaveEgypt #StopMassacreinEgypt
es-selamu aleykum ahi, es-selamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh #MısırdaKatliamDursun #WhereAreYouCNN #SaveEgypt #StopMassacreinEgypt
*
"çArşı Mısır Katliamına Karşı" diyorlar da, mısır çarşısı da çarşı'ya karşıymış, ne olacak şimdi?



herkes kendi ilacını içsin, tepişmeye gerek yok - İhvan, Ak Parti, MHP, R4bi4 falan / tw


hatlar yine karışık... mhp hakkında akp iftira ediyor olabilir, oraya bir mim koyalım da, bu iftira nasıl tutuyor, oraya da bir istifham...
tavırları, algıları somut ve objektif şekilde tasvir zor, sadece meselenin fikri ihtilaf ve siyasi hödüklükten ibaret olmadığına işaret...
gayet net bir sosyolojik tablo var, ama bakıp görmek gerekiyor. göstermek için kasasım yok, hatlar karışık kalsın, istifham çengeli yerinde.
madde iki: türkçülük "islam'a sokulan bir şey" değildir, kimsenin dine bir şey eklediği yok, siyaset ve fikriyat ile dini ayıramıyorsunuz
iktidarın siyasi ve fikri boşluklarını muhalefet sosyolojik yamalarla dolduruyor, buradan islamcılar kendine haklılık payı biçiyor
sivil direniş bir metod, "köprüyü geçene kadar" siyaseti başka bir metod; biri şahane diğeri kepaze değil, ortada çemkirecek bir şey yok
ama elimize bir fırsat geçmeyegörsün, birilerine veryansın etmek için... "cehennem kazanındaki türkler" fıkrası boş bir fıkra değil
hangi usulün daha iyi olduğu hakkında muhtelif kanaatler olabilir, belki biri belki diğeri doğrudur, ikisini de denemeden bilmek zor
her halükarda ihvan yolunu seçmiştir, müslümanlara desteklemek düşer. romantik islamcı devrimci heyecanına kıl olup sütre gerisi atış değil
fikir cimlastiğinden fayda da çıkabilirdi, bu kadar germeseydik. zaten kimsenin bir şey ihraç edebileceği yok, her yer farklı
ismail kara, şeyh efendinin rüyasındaki türkiye. okumayan varsa tavsiye ederim. hilafet merkezinin tercihleri üzerinde düşünmek için...
türkiye'nin seçimi türkiye'ye uygundur. dışarıdan islamcılık ithal etmek hataydı, konfeksiyon gömlekle olacak bir şey değil bu...
diğer taraftan türkiye'de bile birilerinin örnek aldığı bir hareketi olan bir ülkeye akıl öğretmeye kalkmak da lüzumsuz...
herkes kendi ilacını içsin, tepişmeye gerek yok...
uzlaşma aramak yerine kahrolsun onlar yaşasın bizimkiler tribine girmek de bir tercihtir, ama sahih olması için baştan yapılması gereken var

sıkı bir nefis muhasebesi, murakabe. başkasını kendi gözümüzle yargılamadan önce onların gözüyle anlamak...